18 Nisan 2010 Pazar

BAHAR KORÇAN

........................

Bahar Korçan,yaratıcı dünyasını ve çalışmalarını sunduğu bir kitapla çıktı karşımıza bu sefer. Koleksiyon kitabı niteliğindeki bu özel tasarım ile şiirlerini, masallarını, çizimlerini, notlarını, resimlerini, hatıralarını gözümüze sokuyor sanki.
Eğer modaya tasarıma ilgi duyuyorsanız bu kitabı kesinlikle edinmelisiniz
Afiyet Olsun =)






12 Nisan 2010 Pazartesi

UNUTMA BAHARI



Hani kutladık ya baharın gelişini geçenlerde, atladık ya ateşlerin üstünden anlamasak da niye olduğunu alışkanlıktır küçüklükten. Dilekler tuttuk çapullar bağladık ağaçlara medet umduk güzel düşünüp güzel olsun diye dualarımızı yaydık evrene.Her bahar aşık olduk biz çocuklar gibi oynadık çimlerde sahilde sokaklarda.Neden mi söylüyorum yazıyorum bunları? Unutma diye hayatın güzelliklerini inadına tüm çirkinliklere olumsuzluklara...

10 Nisan 2010 Cumartesi

YOLDAŞ MODASI // EIN TRAUM IN ERDBEERFOLIE



Film Festivalinde Marco Wilms in YOLDAŞ MODASI nı izledim dün arkadaşımla.Doğu Berlindeki modacıların ve bohemlerin hiç bilmediğimiz dünyasını bize aralamıştı hem de ne aralama kendimi içinde bulduğum filmde verilen olaylar izlediğim hayatlar bana çalışma başarma azmi verdi izlenmesi gerek, üşenme kaldır kıçını! ve bir şekilde bu filme ulaş ve sen Sabrine hep benle olcaksın nasıl güzel bir kadındın sen öyle çılgın bir modacıyken mahallemizin gelinlikçisine dönüşsende öylesin

İyi Seyirler

3 Nisan 2010 Cumartesi

EMEK SİNEMASI KAPATILMASIN !!!



Hiç bir geçmişim anım yok Emek Sinemasında ama yine de yıkılıp yerine alışveriş merkezi yapılacağı iddialarını duymak hoşuma gitmedi.Tüketmeye gün geçtikçe alışmış bir millet olarak güzel değerlerimizi gözü kapalı tüketmekte sınır tanımıyoruz, eğer siz bu gruba dahil etmiyorsanız kendinizi halen varsa hayalleriniz anılarınız değerleriniz siz de Emek Sinemasının ayakta kalabilmesi için destek olun.ŞURADAKİ adresten online destek olabilir ayrıca bu akşam başlıycak olan alternatif film festivaline katılarak hem güzel zaman geçirip hem de somut destek olmuş olursunuz.

30 Mart 2010 Salı

GÜNAYDIN BAHAR



Günaydıııııınnnn! Artık uyanıııııınnnnn!” Toprağın hemen altında, filizlerinin arasında uyuyan kardelen yavaşça gözlerini açıp kıpırdanmış. “Neler oluyor? Kim vuruyor toprağa?” “Ben minik çimenim dostum, uyan artık.” “Minik çimen mi? Sen uyandın mı?” “Elbette dostum. Uyan artık, uyku zamanı geçti.” “Sen uyandıysan ben çok bile uyumuşum demektir,” demiş kardelen ve minik başını toprağın üzerine doğru uzatmaya başlamış. Zaten başını kaldırır kaldırmaz sabırsızlıkla kendini bekleyen minik çimenlerle karşılaşmış. Özlemle kucaklaşmışlar. Nemli topraktan başını çıkarması kolaymış. Ama üzerlerini kalın bir yorgan gibi kaplayan kar tabakasını nasıl delecek, yeryüzüne nasıl çıkacakmış? “Biliyorum sen cesur bir kardelensin,” demiş minik çimen. “Bizlerin, artık uyanan tüm bitkilerin de tek umudusun. Bunu başarabilirsin! Yapacağın tek şey yılmadan gökyüzüne doğru yükselmek. Bu kar tabakasının artık çok kalın olduğunu sanmıyorum. Yukarıdaki güneşi hissedebiliyorum. Artık bizim zamanımız geliyor. İlkbahar geliyor, inan bana. Çıkıp bakman gerek. İlkbahar güneşinin gökyüzündeki yerini alıp almadığını öğrenmemiz gerek… Bunu da bir tek sen yapabilirsin.” Kardelen fazla nazlanmamış. Derin bir nefes almış ve küçük vücudunu yukarıya doğru yükseltmeye başlamış. Gerçekten de hiç zor olmamış. Kısa bir süre sonra kardelen birden başının kar tabakasının üzerine çıktığını fark edivermiş. “Ne kadar güneşli burası,” diye seslenmiş çimenciklere. “Gökyüzü ne kadar mavi.” Kardelenin sevinç çığlıklarını duyan yalnızca küçük çimenler değilmiş. Gökyüzünde bahar sıcağını çevresine yaymaya çalışan güneş de duymuş. Bu sevinç çığlıkları, artık kışın bittiğini, yeşil bitkilerin, renk renk çiçeklerin boy vereceği günlerin geldiğini de müjdeliyormuş. Güneş sesini duyduğu beyaz çiçekli minik kardelene gülümsemiş. Güneş gülümseyince hava da ısınır, öyle değil mi? İşte kardelenin çevresindeki karlar bu yüzden hızla erimeye başlamış. Kısa bir süre sonra, erken uyanan iki küçük çimen kendilerini güneşin altında buluvermişler. Gökyüzündeki güneş onlara gülümsüyormuş. Kardelen de bembeyaz çiçeğiyle güneşi selamlıyormuş. Herkesin özlemle beklediği bahar işte böyle gelmiş…

26 Mart 2010 Cuma

ARSIZ



Oradaydım, evet gıcır gıcır paketinde hiç dokunulmamış. içi sıvı dolgulu egzotik aromalı sakızdım.Gördün beni karşı koyamadın hızlıca paketimi açtın ağzına attın, çiğnedin çiğnedin ve patlattın.
ARSIZSIN HAYAT! tadıma baktın ve beni yere attın

25 Mart 2010 Perşembe

SAHİPSİZSİNİZ!




Oben Budak ın bugünki yazısını okuduktan sonra bunu yazmaya karar verdim.Her gün etrafımızda görüp belkide çoğu zaman yaşamın kargaşasından farkına varmadığımız hayvanlar aslında bir çok zorlukla karşı karşıya. Farkında olmadan aslında çoğumuzun evinin bir objesi oluyorlar eve uygun hayvan alımları yadsınamayacak kadar çok, ve tabi ki hazin son yapılan değişikliğe uymayan hayvanlar kendini en yakın konteynırın yanında buluyor kendini.İşte böyle hayvanların azalması olanlara da yardım edilebilmesi için güzel bir site kurulmuş sahipsizsiniz.com belki petshoplardaki kadar ihtişamlı gözükmüyorlar ama en az onlar kadar sevilmeye muhtaçlar.Sen de bunca hayattaki kötülüğe inat evrene iyi bir şeyler atmak istersen sana fırsat siteye gir ve içinden gelen şeyi yap belkide bir şeyler değişir ne dersin?

23 Mart 2010 Salı

ŞIK





Bana eğer güzel başarılı illistrasyon nedir diye sorsan sana Carine Brancowitz derim.
Kullandığı renkler çizgiler çok başarılı ve insanı içine çekiyor. Sence de çok şık durmuyor mu ?

20 Mart 2010 Cumartesi

YOKSA SİZ HALEN VOGEU MU OKUYORSUNUZ?



DİLLER ARASI KAYNAŞMANIN SINIRLARININ YENİDEN BELİRLENDİĞİ BİR ANLATIMLA, GENÇ BİR EKİBİN PRO-MATÖR DURUŞUYLA, KONULARIN SUYUNUN ÇIKARILMADIĞI TARZIMIZLA, HERKESİ KUCAKLAMAYAN AMA MUTLAKA ÖPEN BİR DERGİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ. XOXO İŞTE BU NOKTADA KENDİ LİMİTİNİ BELİRLEMİŞ OLUYOR.

İşte bu sözlerle merhaba dedi XOXO bize. Uzun zamandan beri keyifle okuduğum bitmesin diye gayret gösterdiğim bir dergi oldu kendisi =)
İlk sayısının kapağını Yağmuz Kızılok un çektiği XOXO eminimki adından hep söz ettiricek ve ufkumuzu açıcak.Yurt dışı bağlantıları, Moda, Müzik, Sanat, Tasarım haberleriyle Türkiye de rakipsiz bir dergi oldu bence üstelik ÜCRETSİZ.
Bir çok noktadan temin edebileceğiniz XOXO'yu cihangir Cuppa da ve Otto larda bulabilirsiniz.

12 Mart 2010 Cuma

ALL DAY I DREAM ABOUT SNEAKERS





All Day I Dream About Sneakers Adidas'ın çok beğendiğim bir çalışması sizinle de paylaşmak istedim. Yaratılan heykel modellerle tasarlanmış bu çalışma için sınırlı sayıda bir de kitap basılmış tabi ki ülkemizde mevcut olmayan bu kitaptan görüntüleri bulabildiğim kadarıyla ekledim.Ayrıca bu kitaba pdf olarak ulaşmak isterseniz şuradan ulaşabilirsiniz =))

11 Mart 2010 Perşembe

Demet Akalın’ın ev ödevini yaptım



Az önce Can Dündar'ın bugünki Milliyet gazetesinde bir haberini okudum sizlede paylaşmak istiyorum ne zamanki milli unsurlarımızı tabu olarak zoraki benimsetmeye çalışmazsak o zaman adam oluruz bence siz ne düşünüyorsunuz ? İşte o yazı;

Hani Demet Akalın, Bodrum konserinde pot kırıp seyirciye “Abi ne moron moron bakıyosunuz? Diyarbakır’dan mı geldiniz?” demişti ya...
Diyarbakırlıların suç duyurusunu mahkeme inceledi: “Akalın’ın halkı aşağılama niyeti olmadığına” hükmetti.
Ve ona bir tedbir cezası kesti:
“İstiklal Marşı’nın sözlerini el yazınla bir kâğıda yaz. Marş hakkında da 5 sayfa yorum yap.”
Akalın cezaya hem şaşırmış hem sevinmiş.
“Düşünce çok hoşuma gitti” diyor:
“İstiklal Marşı’nı okul yıllarımdan ezbere bilirim. Söylendiği zaman da her zaman saygı gösteririm. Hemen yazmaya başladım. Yazarken çok keyif aldım. Yorum için ise uzun bir zaman ayırdım.”
Akalın’ın zamanı kıymetlidir. Ben onun yerine bir şeyler karalamaya çalıştım. Umarım makbule geçer:
* * *
“Sayın mahkeme heyeti,
Bodrum’da söylediğim ve sonradan pişman olduğum laflara karşılık ‘tedbiren’ İstiklal Marşı’nı yazıp yorumlama yükümlülüğüyle cezalandırıldığımı öğrenmiş bulunuyorum.
Ve açıkçası, o günden beri, bir konserde ağızdan kaçmış laflarla, marş yazıp yorumlama cezasının ne ilgisi olduğunu çözmeye çalışıyorum.
Özelde siz değerli hâkimler, genelde Türkiye’yi yönetenler, bu ülkenin milli marşını bir falaka sopası olarak kullanmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz acaba?
Hangi devlet, ulusunu ulusal marşıyla cezalandırır ki?
* * *
Geçenlerde Yaşar Okuyan’ın 12 Eylül dönemi Mamak Cezaevi anılarını dinledim:
“Bizi eksi 20 derecede dışarı çıkarıp 30 defa üst üste İstiklal Marşı söyleterek terbiye etmeye çalıştılar” diyordu.
Marşın sözlerini baştan sona ezberlemeyenler öldüresiye dövülürmüş. Marşı sevenler bile nefret ederek tahliye olmuş.
Hadi o, 30 yıl önceydi. Ya şimdi?
Verdiğiniz ödev vesilesiyle son dönem gazetelere bir göz attım. Gözüme ilişen bazı haberleri paylaşmak istiyorum:
Geçen ekimde Suruç’taki Cumhuriyet Bayramı töreninde İstiklal Marşı okunurken 100 metre uzaktaki çarşıda marşı duymayıp yürümeye devam eden iki lise öğrencisi 140’ar lira para cezasına çarptırılmış.
Aynı ay, Manisa Salihli’de bir ilkokul müdürü, İstiklal Marşı töreninde yaramazlık yapan öğrencisini kürsüye çağırıp arkadaşlarının önünde eşek gibi anırmasını emretmiş. Yapmayınca uluorta tokatlamış.
Fenerbahçeli milli futbolcu Mehmet Aurelio, bir reklam filminde İstiklal Marşı’nı otomobilinde dinleyerek öğrenmeye çalışırken gösterilince ‘Marşımızı küçük düşürüyor’ diye RTÜK’e şikâyet edilmiş.
* * *
Saygıdeğer hâkimler,
‘İstiklal Marşı’yla terbiye etme’ politikasının son kurbanı benim.
Gerçekten son olmayı dileyerek kestiğiniz cezayı ve bahsettiğim anlayışı bir kez daha değerlendirmenizi rica ediyorum.
Mehmet Akif, evinin duvarına yazdığı ve ‘Milletimin kalbine gömdüm’ dediği marşın işkencede, törende, konserde dayak niyetine kullanıldığını bilse acı çekmez miydi?
‘Suçlular’ı marşı yazdırma cezasıyla terbiye edeceğinize, marşın şairinin devletin elinde bakımsızlıktan yok olan evinin bakımıyla görevlendirmeniz daha faydalı olmaz mıydı?
Marşımızla çatmayın bize kurban olayım!
Kahraman ırkımıza bir gülün; ne bu şiddet bu celal?
Başkaca bir yorumum yoktur.
Saygıyla arz ederim.”

8 Mart 2010 Pazartesi

BAL10



Balonum olsa uçursa beni yükseklere rüzgarım da umutlar istekler ve hayallerim olsa yön verse bana.Baksam yukarıdan insanlara küçücük kalsalar alçaklar dahada alçakta kalmaz mı merak ediyorum, nasıl gözükür acaba yukarıdan da parlar mı gözüme batar mı aşk yoksa balonla beraber uçar mı egolarım görmez mi olur gözlerim dinlemez mi olur beynim kalbi mi?
Yok yok bir balonum olsa ve uçsam sadece kurtulmak uzaklaşmak için yalan sahte insanlardan....

5 Mart 2010 Cuma

KARL LAGERFELD







Yılların başarılı modacısı Karl Lagerfeld kendine ait parfüm ve giyim eşyalarının yanı sıra fotografcılığa da el attı.Çektiği siyah - beyaz fotograflar da bir kez daha ne kadar yaratıcı ve başarılı olduğunu bence göstermiş oldu, ona eşilk eden modeller ise
Elisa Sednaoui ve Baptiste Giabiconi mükemmel uyum yakalamışlar

DİJİTAL MODA





Bu yazın modası nedir bilmem ama benim için bu yılın en göz alıcı modası dijital baskı kıyafetler.Hayatımızın her alanına giren teknoloji artık kendini modada da gösteriyor.
Peter Pilotto ve Mary Katrantzou benim en başarılı bulduklarım arasında, keşke erkekler içinde böyle bir akım olsa farklı pantolonlar ve gömlekler görebilsek etrafımızda sence de hoş olmaz mı ne dersin?

1 Mart 2010 Pazartesi

İMA TANITIM GÜNLERİ

26 Şubat 2010 Cuma

HANDEYE NELER OLUYOR?



Siz bekliyor musunuz bilmem ama Hande Yener in ilk şarkısı YÜZÜK internete düşmüş.
Ne düşünürsünüz bilmem ama Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor albümünün alt yapısını bana hissettirdi sözleri beğenmemiş olsamda Hande Yenerin oynanmamış sesini özlemişim
bakalım diğer parçalar nasıl olacak ayrıca fotograf çekimlerinde yine Kemal Doğulu ile çalışılmış bakalım klip için tercih ne olucak

Not= Az önce Taylan Efe Çeki tarafından şarkının albüme konmayacağı sadece demo çalışma olduğu bilgisi geldi. Bilgilendirme için teşekkürler =)

20 Şubat 2010 Cumartesi

I CAN BE WHAT ?


Şimdi hani deriz ya ahh onun yerinde ben olsaydım neler yapardım diye, boş laf onlar onun yerinde sen olsan bişi yapmazdın bunu kabul etmemiz lazım.
Önemli olan kendinken neler yapabileceğin düşün bakalım ne yapmak istedin son zamanlarda ve ne kadar uğraştın bunun için yoksa sadece mızmızlandın mı sadece hareket etmeyi sadece çenene mahsus bir şey mi sandın bunca zaman ?
Hımm cevap evet ise olsun geç sayılmaz hadi harekete geç al sana bu şarkıda yol göstersin bir de bir sorum olacak;
sen ne olabilirsin ?

18 Şubat 2010 Perşembe

VOGUE DAN HABER VAR



Şimdi malum Mart ta vogue türkiye çıkıyor merakla bekleyenlere müjde olsun ayrıca bizim moda kurbanlarımıza da hayırlı olsun ellerinde başka ülkelerin vogue larıyla hatıra fotoları çektirmekten kurtulup evlerinde biriktirecekleri bir dergileri olacak =))

Şöyle bir mail geldi VogueTürkiye ekibinden ;

Modanın sınır tanımayan dergisi Vogue, üç farklı yüzyılda dünya modasına yön verdi. Türkiye, uzun yıllardır Vogue dergisine talipti. Türk dergiciliğinin büyük isimleri, peşinden çok koştu. Bilindiği gibi bu ipi geçen yıl Doğuş Yayın Grubu göğüsledi, Condé Nast’la imzayı attı.

Büyük heyecanla beklenen Vogue, MART ayında Türkiye’deki okuyucuyla buluşuyor. Vogue Türkiye, 17 ülkede yayınlanan Vogue edisyonlarının 18’incisi olacak. Vogue Türkiye’nin iddiası, bu 17 edisyon arasında da sürecek. Vogue dünyasında bugün en çok merak edilen Vogue Türkiye’nin hangi Vogue’a benzediği?

Ululararası Vogue yöneticilerinden biri Vogue Türkiye eskizlerini gördükten sonra şöyle diyor: "İlhamını en büyük Vogue’lardan almış, içine Türkleri, Türkiye’yi yerleştirmiş, fantastik, tam bir Türkiye Vogue’u."

Vogue Türkiye, işte bu iddiayla size ulaşmaya hazır. Vogue Türkiye’den gelişmeleri iletmeye devam edeceğiz...

9 Şubat 2010 Salı

**********AŞK BENİM İÇİN SİYAH*********



Her şey eskir, solar, yıpranır, form değiştirir, adı kalır halen aynı ama kendisi durmaz yerinde
Hiç bir sevgililer gününde birisi olmadı hayatımda biliyor musun?
O yüzden belkide bugünle alakalı bişiler yazmam saçma
Ama olsun ne de olsa HAYAL FABRİKAM var hayal edebilirim nasıl bir şey olduğunu =) o zaman şöyle devam edeyim yazıma en iyisi;

Olan ama daha tanışmadığım sevdiğime;

Olsaydı yanımda ona vermek istediğim hediyeler olurdu sanırım ama öyle gözüne maddi şeyler gelmesin ben hediyenin elde yapılanını severim daha çok, büyük ihtimalle kendi yaptığım bir kutuda güzel yazılar şekerlemeler belki bir kaç fotograf olurdu ona hediyem
Ardından cihangirde beraber içilen bir kahve sonrasında salaş ama sıcak bi yerde akşam yemeği gece de beraberce güzel bir film eşliğinde sevişmek isterdim onunla

Neden yazdığıma gelince bu yazıyı belki okur ve anlarsın sen de böyle sembolik günlerin ona verdiğin değeri maddiyatla değil maneviyatla gösterebilmek için iyi bir fırsat olduğunu

Benim için aşk siyah senin için ne renk?

5 Şubat 2010 Cuma

MODA KURBANLARI / FASHION VICTIMS




Her moda olan herkese göre değildir!
Her okuduğun moda haberini yayınlamak/kullanmak modacılık değildir!
Her şeyi bilmek mümkün değildir!
Her yazılanı uygulamaya çalışmak akıl işi değildir!
İşte bu yazdıklarıma karşı geliyorsan saçma diyorsan geçmiş olsun sen de
moda kurbanısın!
İlacını da vereyim kendin ol -mış gibi yapma.

1 Şubat 2010 Pazartesi

METROBÜS DE ZORAKİ SEVİŞMELER



Gelişen teknolojiyle beraber fordçuluk tarih oluyor sanırım.Bugün metrobüsle eve gideceğimi düşünürken kendimi public sex ortamında buldum.
Nasıl olduğunu merak ediyorsanız size metrobüse binmenizi tavsiye ederim =)))

31 Ocak 2010 Pazar

KORAY CANER O BİR BLOGGER

Her geçen gün bloger sayısı hızla artıyor bir zamanlar manken-mankencik tartışması gibi
şimdi de blogger-bloggercık var sanırım
izninizle mikrofonu elime alıyorum ve bu tartışmayı başlatıyorum
bundan sonra sizinde tavsiyelerinizle blogerlarlar burda röp. yapıcam sık sık
ilk olarak çok başarılı bulduğum farklı tarzıyla dikkatimi çeken koray ı davet etmek
istedim sizde onu daha yakından takip edin buradan ulaşabilirsiniz =)

*KİMSİN SEN?
Koray Caner, genç-marjinal bir kafa esasında. Arka plana bakacak olursak henüz işsiz bir Endüstri Mühendisi, hem de ODTÜ'den çıkma.
23 yıla çok fazla yaratıcılık sığdırmaya çalıştığından olsa gerek, paramparça bir durumu da yok değil.
Hani her şeyden biraz anlamak vardır ya, işte ondan.
Eline kalem ver yazsın, sana şarkılar söylesin, "o olmuş ama bu olmamış" diye ezberini bozsun..
Hani şirketlerde vardır ya bazı adamlar, her sözüne güvenilen ama her yaptığından korkulan, işte ben öyle olacağım ileride :)

*KENDİ ADINI TAŞIYAN BLOGUN VAR BAŞLAMAYA NASIL KARAR VERDİN?
Aslında biraz markalaşma çabası gibi oldu desem yeridir. Bütün sosyal paylaşım sitelerinde "koraycaner" kullanıcı adını edinmek gibi bir isteğim vardı.
Ki sıklıkla kullandığım pek çok sitede (Facebook, Twitte, deviantArt, LinkedIn, Last.fm, Myspace, Vimeo vb.) bu kullanıcı adını edindim.
Bazılarını aktif olarak kullanıyorum, bir kısmı da geleceğe yatırım gibi. E hal böyle olunca kendi alan adımı almak istedim. Bu fazlasıyla riskli aslında.
Hani "kimsin sen?" denebiliyor sık sık. Ama ben buna güveniyorum, şimdiden. Alan adını almışken daha önce denediğim blog girişimlerinden farklı olarak
devam etme motivasyonu buldum kendimde, daha "bana ait" hissettim.Ve kişisel yaşantımla dünyayı birleştirip bir şeyler karalamaya başladım.

*PAYLAŞTIĞIN BİLGİLER SIRADAN VE BİLİNEN DEĞİL NELER YAPIYORSUN BUNUN İÇİN?
Tam bir internet canavarıyım ben. Hani 7/24 online kalmaya çalışanlardanım. Haliyle nerede ne olmuş didik didik ediyorum,elimden geldiğince.
Bazen başıma gelen ilginç şeylerden yola çıkıyorum, bazen çeşitli kaynaklardan geçen haberleri inceliyorum. Bir olay oluyor, bir şey üretiliyor,
kendimce yorumlamaya çalışıyorum.

*TAKİP ETTİĞİN SİTELER/BLOGLAR?
Hangi birini sayayım? :) Türkçe içerik sağlayan çok fazla yer yok aslında takip ettiğim.Ekşisözlük ve Bigumigu.com bazen güzel kaynak olabiliyor.
Ancak genelde yabancı tasarım/moda/müzik kaynaklarına bakıyorum.Eğlencelik dozda JustJared veya PerezHilton alıyorum. Tabi bunun yanı sıra
sürekli oradan oraya gezerek yeni siteler keşfetmeye çalışıyorum. Nereden neyin çıkacağı belli olmuyor çünkü :)

*MALUM HAYALFABRİKASI'NDASIN HAYALLERİN İÇİN SEN NELER YAPARSIN?
Açıkcası ben bir şeyi istersem/seversem sonuna kadar onun için uğraşan biriyim.Ancak bazen istemek yetmeyebiliyor, malum. Biraz da "inanmaya" inanıyorum
sanırım. Doğru yer/doğru zaman/doğru insanlar çok önemli, eğer bir hayal çıkacaksa bu fabrikadan.

*OKUYANLAR İÇİN ŞARKI LİSTESİ İSTESEM NELERİ SEÇERSİN?
Tamburada - Yaz Müziği
Randy Crawford - Almaz
Michael Bublé - Feeling Good
Sezen Aksu - Elveda
Nina Simone - Don't Let Me Be Misunderstood

*NOT:Şarkılara şuradan ulaşabilirsiniz koray'ın hepimize armağanı iyi haftalar=)




24 Ocak 2010 Pazar

TURUNCU O.B



Evrenin işaretlerine inanır mısın?
Ben inanıyorum.En hüzünlü ya da işlevsiz olduğumu hissettiğim zamanlarda öyle şeyler oluyor ki bazen içime enerji doluyor.
Bu akşam o işaretlerden birini gördüm tekrar
Bir süredir samimi bulduğum biri vardı twitter dan ve sitesinden izlediğim bu akşam vesile oldu ondan güzel bir mesaj aldım
Neden mi bunu buraya yazıyorum ?
Çünkü dikkat et istiyorum sende hayatındaki işaretlere bazen küçücük nokta tüm anlamını değiştirir hayatının
Onun da rengi turuncu olsun o zaman içimden geldi

17 Ocak 2010 Pazar



İşte böyle renkler patlıyor içimde.
Çok güzel bir haftasonuydu, öncesinde soğuk pastel de olsa birden renklendi
önceliğini xl da nil karaibrahimgil konseriyle yaptığım gecem machine ve tekyönle sonlandı
bi sürü bi sürü renk topladım gece boyunca
ama en güzeli mavi olandı
bundan sonra onun rengi mavi ama o bunu bilmeyecek sanırım ....

31 Aralık 2009 Perşembe

EĞLENCELİ YILLAR



Sizi bilmem ama 2010 benim yılım olacak =)
Hadi siz de güzel şeyler düşünün güzel olsun evrene salın tüm güzel enerjinizi...


20 Aralık 2009 Pazar

LAKE KUTUDAKİ TOM FORD



Az önce Tom Ford un çok güzel bi olayını okudum başından geçen

şöyle diyor;

15 yıldır tanıdığım bir arkadaşım , seni her zaman 1920lerden kalma platin kollu çok güzel siyah lake bir kutu olarak düşünürdüm, ama bu kutunun içinde bu kadar şey olduğunu asla bilemedim. demiş

bunun üzerine Tom şöyle demiş ; Sen benim arkadaşımdın ve dışarıdan gözükenden daha fazlasının olduğunu nasıl anlıyamadın...


Bu sözlerle Tom Ford u daha da sevdim düşünün hanginiz dış görünüşü bi kenara bırakıp arkadaşım dediklerinizin iç ruhunu anlamaya çalıştınız ?


Tom Ford a şuradan ulaşabilirsin ayrıntılı ayrıca çektiği A Sİngle Man filmini izlemeyi sakın unutma şubatta ülkemizde gösterimde izleki başarı ödüllendirilsin...

13 Aralık 2009 Pazar

AMA YİNEDE...



Bu sabah kar yağdı biliyormusun ?

Uyandığımda sessizce usul usul yere doğru dökülüyorlardı gökten beyaz beyaz...


Fatih Erdemcinin şarkısını dinliyorum şimdi çok rahatlatıyor beni , sen de dinlemelisin bence

Ben ölmeden önce bir sürü dostum vardı, ben ölmeden önce bir sürü düşüm vardı, ben ölmeden önce bir sürü aşkım oldu, ben ölmeden önce bir sürü hatam oldu, herşeye rağmen pişman değilim... diyor


ne güzel diyor di mi ?


Seninde oldumu hataların aşkların ? Peki sen ne yaptın sonucunda?





29 Kasım 2009 Pazar

YETENEKSİZSİNİZ TÜRKİYE!



Ne olucak bizim bu insanları güldürelimde rezil olsakta olurculuğumuz ?

Andy Warhol sanatçı değil kain olmalıymış nerdende demiş herkes bir gün 15 dk lığına ünlü olucak diye!


Show tv de yayınlanan yetenek sizsiniz Türkiye yi izledim dün allahımm nasıl bir şey o yahu?

Anlıyan varsa bana da anlatsın lütfen




21 Kasım 2009 Cumartesi

TAKAS EDİLİR (miş) SEVGİ



Neden gitti elim şimdi kalem kağıda?
Neden yazıyorum bunları buraya?
Hani ben her şeyi söylemezdim direk yüzüne anlamasını beklerdim uzun sürsede insanların.
Ben de mi takas ettim acaba prensiplerimi başka şeylerle?
Yok yok etmedim bunların hepsi fabrikamı kapatmak isteyen kabusların işi karıştırıyorlar kafamı…

Evet evet hep o kabusların işi yoksa fotokopim dediğim yaparmıydı böyle şeyler takas edermiydi canı arkadaşını etmezdi tabi
Biliyorum pes edecek o kabuslar bırakıcaklar peşimizi o zaman geri iade edicekler ona beni
Acaba o zamana kadar dayanabilir mi miadım dolar mı bozulur muyum?

Şimdi dinlerken şarkımı geçti bunlar içimden birikenler dökülemeyenler ağzımdan
Döküldüler serpildiler yerlere toplarmısın benim için onları ?..


HAYAL ŞARKISI

1 Kasım 2009 Pazar

AŞK mı SEX mi ?



Neden aşık oluyoruz?

Neden sex yapıyoruz?

Düşündünüz mü hiç yoksa

AŞK için mi SEX yapıyoruz yoksa SEX için mi AŞK yaşıyoruz?


Şimdi dur düşün hayal et ve samimi şekilde yorumunu yolla

utanıyosan sorun değil senin adın ADSIZ :)